Başlangıcından günümüze şiir örneklerine yer verilecektir.
Special | A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O
P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | ALL
. |
|---|
.: OTUZ BEŞ YAŞ :. | ||
|---|---|---|
.: OTUZ BEŞ YAŞ :.
Yaş Otuz Beş, Yolun Yarısı Eder.
| ||
.: BİR YOLCUYA :. | ||
|---|---|---|
.: BİR YOLCUYA :.
Dur Yolcu..! Bilmeden Gelip Bastığın, Bu Toprak, Bir Devrin Battığı Yerdir. Eğil De Kulak Ver, Bu Sessiz Yığın, Bir Vatan Kalbinin Attığı Yerdir.
Bu Issız, Gölgesiz Yolun Sonunda, Gördüğün Bu Tümsek Anadolu’mda, İstiklâl Uğrunda, Namus Yolunda, Can Veren Mehmed’in Yattığı Yerdir.
Bu Tümsek, Koparken Büyük Zelzele, Son Vatan Parçası Geçerken El’e, Mehmed’in Düşmanı Boğduğu Sele, Mübarek Kanını Kattığı Yerdir.
Düşün Ki, Hâşr’e Dek Kemiğin, Etin, Yaptığı Bu Tümsek, Amansız, Çetin, Bir Harbin Sonunda Bütün Milletin, Hürriyet Zevkini Tattığı Yerdir.
| ||
.: Han duvarları :. | ||
|---|---|---|
.: Han duvarları :.
Yağız Atlar Kişnedi, Meşin Kırbaç Şakladı, Bir Dakika Araba Yerinde Durakladı. Neden Sonra Sarsıldı Altımda Demir Yaylar, Gözlerimin Önünden Geçti Kervansaraylar... Gidiyorum, Gurbeti Gönlümle Duya Duya, Ulukışla Yolundan Orta Anadolu'ya. İlk Sevgiye Benzeyen İlk Acı, İlk Ayrılık! Yüreğimin Yaktığı Ateşle Hava Ilık, Gök Sarı, Toprak Sarı, Çıplak Ağaçlar Sarı... Arkada Zincirlenen Yüksek Toros Dağları, Önde Uzun Bir Kışın Soldurduğu Etekler, Sonra Dönen, Dönerken İnleyen Tekerlekler... Ellerim Takılırken Rüzgârların Saçına Asıldı Arabamız Bir Dağın Yamacına. Her Tarafta Yükseklik, Her Tarafta Issızlık, Yalnız Arabacının Dudağında Bir Islık! Bu Islıkla Uzayan, Dönen Kıvrılan Yollar, Uykuya Varmış Gibi Görünen Yılan Yollar Başını Kaldırarak Boşluğu Dinliyordu. Gökler Bulutlanıyor, Rüzgâr Serinliyordu. Serpilmeye Başladı Bir Yağmur İnce İnce. Son Yokuş Noktasından Düzlüğe Çevrilince Nihayetsiz Bir Ova Ağarttı Benzimizi. Yollar Bir Şerit Gibi Ufka Bağladı Bizi. Gurbet Beni Muttasıl Çekiyordu Kendine. Yol, Hep Yol, Daima Yol... Bitmiyor Düzlük Yine. Ne Civarda Bir Köy Var, Ne Bir Evin Hayali, Sonunda Ademdir Diyor İnsana Yolun Hali, Arasıra Geçiyor Bir Atlı, İki Yayan. Bozuk Düzen Taşların Üstünde Tıkırdıyan Tekerlekler Yollara Bir Şeyler Anlatıyor, Uzun Yollar Bu Sesten Silkinerek Yatıyor... Kendimi Kaptırarak Tekerleğin Sesine Uzanmış Kalmışım Yaylının Şiltesine. Bir Sarsıntı... Uyandım Uzun Süren Uykudan; Geçiyordu Araba Yola Benzer Bir Sudan. Karşıda Hisar Gibi Niğde Yükseliyordu, Sağ Taraftan Çıngırak Sesleri Geliyordu: Ağır Ağır Önümden Geçti Deve Kervanı, Bir Kenarda Göründü Beldenin Viran Hanı. Alaca Bir Karanlık Sarmadayken Her Yeri Atlarımız Çözüldü, Girdik Handan İçeri. Bir Deva Bulmak İçin Bağrındaki Yaraya Toplanmıştı Garipler Şimdi Kervansaraya. Bir Noktada Birleşmiş Vatanın Dört Bucağı, Gurbet Çeken Gönüller Kuşatmıştı Ocağı. Bir Pırıltı Gördü Mü Gözler Hemen Dalıyor, Göğüsler Çekilerek Nefesler Daralıyor. Şişesi İs Bağlamış Bir Lambanın Işığı Her Yüzü Çiziyordu Bir Hüzün Kırışığı. Gitgide Birer Ayet Gibi Derinleştiler Yüzlerdeki Çizgiler, Gözlerdeki Cizgiler... Yatağımın Yanında Esmer Bir Duvar Vardı, Üstünde Yazılarla Hatlar Karışmışlardı; Fani Bir İz Bırakmış Burda Yatmışsa Kimler, Aygın Baygın Maniler, Açık Saçık Resimler... Uykuya Varmak İçin Bu Hazin Günde, Erken, Kapanmayan Gözlerim Duvarlarda Gezerken Birdenbire Kıpkızıl Birkaç Satırla Yandı; Bu Dört Mısra Değil, Sanki Dört Damla Kandı. Ben Garip Çizgilere Uğraşırken Başbaşa Raslamıştım Duvarda Bir Şair Arkadaşa;
"On Yıl Var Ayrıyım Kınadağı'ndan Baba Ocağından Yar Kucağından Bir Çiçek Dermeden Sevgi Bağından Huduttan Hududa Atılmışım Ben"
Altında Da Bir Tarih: Sekiz Mart Otuz Yedi... Gözüm İmza Yerinde Başka Ad Görmedi. Artık Bahtın Açıktır, Uzun Etme, Arkadaş! Ne Hudut Kaldı Bugün, Ne Askerlik, Ne Savaş; Araya Gitti Diye İçlenme Baharına, Huduttan Götürdüğün Şan Yetişir Yârına!... Ertesi Gün Başladı Gün Doğmadan Yolculuk, Soğuk Bir Mart Sabahı... Buz Tutuyor Her Soluk. Ufku Tutuşturmadan Fecrin İlk Alevleri Arkamızda Kalıyor Şehrin Kenar Evleri. Bulutların Ardında Gün Yanmadan Sönüyor, Höyükler Bir Dağ Gibi Uzaktan Görünüyor... Yanımızdan Geçiyor Ağır Ağır Kervanlar, Bir Derebeyi Gibi Kurulmuş Eski Hanlar. Biz Bu Sonsuz Yollarda Varıyoruz, Gitgide, İki Dağ Ortasında Boğulan Bir Geçide. Sıkı Bir Poyraz Beni Titretirken İçimden Geçidi Atlayınca Şaşırdım Sevincimden: Ardımda Kalan Yerler Anlaşırken Baharla, Önümüzdeki Arazi Örtülü Şimdi Karla. Bu Geçit Sanki Yazdan Kışı Ayırıyordu, Burada Son Fırtına Son Dalı Kırıyordu... Yaylımız Tüketirken Yolları Aynı Hızla, Savrulmaya Başladı Karlar Etrafımızda. Karlar Etrafı Beyaz Bir Karanlığa Gömdü; Kar Değil, Gökyüzünden Yağan Beyaz Ölümdü... Gönlümde Can Verirken Köye Varmak Emeli Arabacı Haykırdı "İşte Araplıbeli!" Tanrı Yardımcı Olsun Gayrı Yolda Kalana Biz Menzile Vararak Atları Çektik Hana. Bizden Evvel Buraya İnen Üç Dört Arkadaş Kurmuştular Tutuşan Ocağa Karşı Bağdaş. Çıtırdayan Çalılar Dört Cana Can Katıyor, Kimi Haydut, Kimi Kurt Masalı Anlatıyor... Gözlerime Çökerken Ağır Uyku Sisleri, Çiçekliyor Duvarı Ocağın Akisleri. Bu Akisle Duvarda Çizgiler Beliriyor, Kalbime Ateş Gibi Şu Satırlar Giriyor;
"Gönlümü Çekse De Yârin Hayali Aşmaya Kudretim Yetmez Cibali Yolcuyum Bir Kuru Yaprak Misali Rüzgârın Önüne Katılmışım Ben"
Sabahleyin Gökyüzü Parlak, Ufuk Açıktı, Güneşli Bir Havada Yaylımız Yola Çıktı... Bu Gurbetten Gurbete Giden Yolun Üstünde Ben Üç Mevsim Değişmiş Görüyordum Üç Günde. Uzun Bir Yolculuktan Sonra İncesu'daydık, Bir Handa, Yorgun Argın, Tatlı Bir Uykudaydık. Gün Doğarken Bir Ölüm Rüyasıyla Uyandım, Başucumda Gördüğüm Şu Satırlarla Yandım!
"Garibim Namıma Kerem Diyorlar Aslı'mı El Almış Haram Diyorlar Hastayım Derdime Verem Diyorlar Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım Ben" | ||
.: KARA TOPRAK :. | ||
|---|---|---|
.: KARA TOPRAK :. Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım Benim Sadık Yarim Kara Topraktır Beyhude Dolandım Boşa Yoruldum Benim Sadık Yarim Kara Topraktır Nice Güzellere Bağlandım Kaldım Ne Bir Vefa Gördüm, Ne Fayda Buldum Her Türlü İstediğim Topraktan Aldım Benim Sadık Yarim Kara Topraktır Koyun Verdi , Kuzu Verdi, Süt Verdi Yemek Verdi, Ekmek Verdi, Et Verdi Kazma İle Dövmeyince Kıt Verdi Benim Sadık Yarim Kara Topraktır Ademden Bu Deme Neslim Getirdi Bana Türlü Türlü Meyve Yetirdi Her gün Beni Tepesinde Götürdü Benim Sadık Yarim Kara Topraktır Karnın Yardım Kazmayınan, Belinen Yüzün Yırttım Tırnağınan, Elinen Yine Beni Karşıladı Gülünen Benim Sadık Yarim Kara Topraktır İşkence Yaptıkça Bana Gülerdi Bunda Yalan Yoktur, Herkes De Gördü
Bir Çekirdek Verdim, Dört Bostan Verdi
Havaya Bakarsam Hava Alırım
| ||
.: MEMLEKET İSTERİM :. | ||
|---|---|---|
.: MEMLEKET İSTERİM :.
Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun.
| ||
' |
|---|
'Aşk ile viran iden gönlini ma'mûr istemez | |||
|---|---|---|---|
Aşk ile viran iden gönlini ma'mûr istemez
'Aşk ile viran iden gönlini ma'mûr istemez
Hâtırın mahzûn iden bir lahza mesrur istemez Hâk-sâr olup hevâ ile gubâr olan gönül Hâk-i râh-ı yârdan bir dem özin dûr istemez Hoş gören âkil fena tavrını şöhret gözlemez Künc-i uzlet isteyen kendüyi meşhur istemez La'l-i nâba meyi kılmaz bağrını pür-hûn iden Dâmenin pür-eşk iden lü'lü-yi menşur istemez Aşk nakdi bir hazînedür ana yokdur zeval Mâlik olan ‘Avniyâ bir gence gencûr istemez
FATİH SULTAN MEHMET
| |||
| |||
‘ |
|---|
‘Aceb bu derdümün dermânı yok mı | |||
|---|---|---|---|
Aceb bu derdümün dermânı yok mı (gazel)
‘Aceb bu derdümün dermânı yok mı Ya bu sabr itmegün oranı yok mı Yanaram mûmlayın başdan ayağa Nedür bu yanmağun pâyânı yok mı Güler düşmen benüm ağladığıma ‘Aceb şol kâfirün îmânı yok mı Delübdür ciğerümi gamzen okı Ara yürekde gör peykânı yok mı Gözi hançerlerin boynuma çaldı ‘Aceb ol zâlimün im’ânı yok mı Su gibi kanumı toprağa kardun Ne sanursın garîbün kanı yok mı Cemâl-i hüsnüne mağrûr olursın Kemâl-i hüsnünün noksânı yok mı Begüm Dehhânî’ye ölmezdin öndin Tapuna irmeğe imkânı yok mı | |||
| |||
‘Aceb bu derdümün dermânı yok mı | |||
|---|---|---|---|
| ‘Aceb bu derdümün dermânı yok mı Ya bu sabr itmegün oranı yok mı Yanaram mûmlayın başdan ayağa Nedür bu yanmağun pâyânı yok mı Güler düşmen benüm ağladığıma ‘Aceb şol kâfirün îmânı yok mı Delübdür ciğerümi gamzen okı Ara yürekde gör peykânı yok mı Gözi hançerlerin boynuma çaldı ‘Aceb ol zâlimün im’ânı yok mı Su gibi kanumı toprağa kardun Ne sanursın garîbün kanı yok mı Cemâl-i hüsnüne mağrûr olursın Kemâl-i hüsnünün noksânı yok mı Begüm Dehhânî’ye ölmezdin öndin Tapuna irmeğe imkânı yok mı | |||
| |||
‘Aceb n’itdüm yâre virmez selâmı | |||
|---|---|---|---|
| ‘Aceb n’itdüm yâre virmez selâmı Bu zâlim müdde’î komaz ola mı Menüm iki cihânda yârum oldur Menem anun alur kemter gulâmı Şu cefâlar ki sen bana kılursen ‘Aceb kâfir müselmâna kıla mı Yûsuf’a kalmadı bu hüsn bâkî Kıyâs eyle sana yârum kala mı Seni sevmez mi yohsa Şeyyâd Hazma Denînün biridür bu kaltabânî Şeyyâd Hamza | |||
| |||
‘Aceb n’itdüm yâre virmez selâmı | |||
|---|---|---|---|
| ‘Aceb n’itdüm yâre virmez selâmı Bu zâlim müdde’î komaz ola mı Menüm iki cihânda yârum oldur Menem anun alur kemter gulâmı Şu cefâlar ki sen bana kılursen ‘Aceb kâfir müselmâna kıla mı Yûsuf’a kalmadı bu hüsn bâkî Kıyâs eyle sana yârum kala mı Seni sevmez mi yohsa Şeyyâd Hazma Denînün biridür bu kaltabânî | |||
| |||
" |
|---|
"Hurriyeti aldik!" dediler, gaybe inandik; | |||
|---|---|---|---|
"Hurriyeti aldik!" dediler, gaybe inandik; | |||
“ |
|---|
“Su Kasidesi” - fuzuli | ||
|---|---|---|
“Fuzûlî’nin Su Kasidesi” | ||
( |
|---|
(Necip Fazıl Kısakürek) | ||
|---|---|---|
Anneciğim
Ak saçlı başını alıp eline,
Gözlerinde aksi bir derin hiçin, http://www.bilgicik.com/yazi/annecigim-necip-fazil-kisakurek/ | ||
(Necip Fazıl Kısakürek) | ||
|---|---|---|
Anneme
Mektup
Ben bu gurbete ile düştüm düşeli,
Yeniden yollara düzülmekteyim. http://www.bilgicik.com/yazi/anneme-mektup-necip-fazil-kisakurek/ | ||


